Genel olarak ad... 的个人资料-->(X_x)<--¸¸.•*´¯`v´¯`*...照片日志列表更多 工具 帮助

日志


Su çürüdü..

zamanı yiyip bitirdi karanlık.
gece yoktu.
güneş çoktan kömürleşmiş ve yeryüzü yapışkan bir karanlıkla örtülmüştü.
yabanıl sesler geliyordu derinlerden ve karanlığı ince bir bıçak gibi yırtıyordu.
şaklayan kırbaç gibi..
acı duvarını aşan bu sesler, madeni bir gürültüye dönüyor ve yerkabuğunu zorluyordu artık.
sesim yoktu.
karanlığın karnında yitirdim sesimi.
kör bir kuyuda unutulan yusuf'tum belki.
ama durmadan soruyorlardı.
tanrılar bilmiyordu sordukları şeyleri, peygamberler büsbütün hain çıkmıştı.
ama yine de soruyorlar, soruyorlar, soruyorlar..
 
Adımdan gayrısını bilmiyorum.. 

Ahmet Telli


Ağlayamam..

60web.jpg picture by melody_elenormay 

Belki sıkıldım yaşamaktan yine

Yazarım şimdi ölümü çağrıştıran iki üç cümle

Yine..

Yatarım yatağıma ağlayamam bir türlü ölesiye

Binlerce gölge gelir üstüme

Binlercesi bağırır yüzüme

Susarım gene

Gün gelir bu da geçer diye

Ağlayamam ölemem bırakırım kendi haline

Acırım kendi halime

Sesiz sesime

Acırım da ağlayamam

 

Ağlayamam gene..
 

Seni özlemenin Türkçesi ne?..

 

Biz sanki seninle "olmayan bir trenle " bitmeyen bir tünelde"

Biz seninle uçurtma yaptık martıları, kıyısız bir denizde
Göçebe kelebekler barınmıştı parmak uçlarına
Beni görmeliydin burnumu bir buluta sokup ağlamıştım saatlerce

Bir otobüsün kırık koltuğunda uyuya kalmıştım

Bana böyle ölmek yakışmıyordu anlatamadım        ... 
Biz seninle birbirimizin şiirleri,
Biz seninle birbirimizin hiçbirşeyi olmayı başarıyorduk

Şimdi biz birlikte görmezden geliyoruz kendimizi
Biz ninniler dinliyoruz karanlıklarda olmayacak kişilerden
Biz seninle çocukluk bulaştırdık kendini aslan sanan yüreklerimize
..

    Sahi seni özlemenin Türkçesi ne?      

 


alıntı

Yarına bıraktınız..

 

              Sevgileri yarınlara bıraktınız

                       Çekingen, tutuk, saygılı

                           Bütün yakınlarınız

                         Sizi yanlış tanıdı

          Bitmeyen işler yüzünden

     Bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi

          Kalbinizi dolduran duygular

                        Kalbinizde kaldı

               Siz geniş zamanlar umuyordunuz

                        Çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek

          Yılların telaşlarda bu kadar çabuk

                        Geçeceği aklınıza gelmezdi..

                     Gizli bahçenizde

                                                  Açan çiçekler vardı

                         Gecelerde ve yalnız

                                                                                                           Vermeye az buldunuz

 

Yahut vakit olmadı .. (?)


alıntıdır


tıklamassan tararım :)

     =D         


 

Beni Güzel Hatırla..

Beni güzel hatırla!
Bunlar son satırlar...
Farzet ki, bir rüzgârdım, esip geçtim hayatından
Ya da bir yağmur sel oldum sokağında
Sonra toprak çekti suyu...
Kaybolup gittim, belki de bir rüya idim senin için.
Uyandın ve ben bittim...

 

20043147391831524_jG6VMcg0mtgW_xggu.gif


Beni güzel hatırla!
Çünkü; sevdim seni ben, herşeyini...
Sana sırdaş oldum, dost oldum,
Koynumda ağladın.
Yüzüne vurmadım hiçbir eksikliğini,
Beni üzdün, kınamadım.
Alışıktım vefasızlığa, el oldun aldırmadım...

 

20043147391831524_jG6VMcg0mtgW_xggu.gif


Beni güzel hatırla!
Sayfalarca mektup bıraktım sana.
Şiirler yazdım her gece, çoğunu okutmadım.
Sakladım günahını, sevabını içimde
Sessizce gittim...
Senden öncekiler gibi sen de anlamadın.

 

20043147391831524_jG6VMcg0mtgW_xggu.gif


Beni güzel hatırla!
Sana unutulmaz geceler bıraktım
Sana en yorgun sabahlar...
Gülüşümü, gözlerimi, sonra sesimi bıraktım.
En güzel şiirleri okudum gözlerine baka baka,
Söylenmemiş "Merhaba"lar sakladım her köşeye
Vedalar bıraktım duraklarda.
Ne ararsan bir sevdanın içinde
Fazlasıyla bıraktım ardımda.

 

20043147391831524_jG6VMcg0mtgW_xggu.gif

Beni güzel hatırla!
Dizlerimde uyuduğunu düşün,
Saçını okşadığımı, üşüyen ellerini ısıttığımı,
Mutlu olduğun anları getir gözünün önüne.
Alnından öptüğüm dakikaları...
Birazdan kapını çalan kişi olabileceğimi düşün
Şaşırtmayı severim biliyorsun.
Bu da sana son sürprizim olsun.
Şimdi, seninle yaşanan günleri ateşe veriyorum
Beni güzel hatırla.
Gidiyorum...

 

avsi6w.gif

Kızıma - İclal aydın

İclal Aydın(Kızıma)
Canım Kızım;

Meger sanaymıs yolculugum.Bırgun kendıme neden yasadıgımı sordum ;bır anlamı olmalıydı basımdan gecen onca seyın; bır karsılıgım olmalıydı hayatta.bu soruyu sordugumda kendıme yırmıuc yasındaydım.ellerım yaslanmamıstı henuz ama soluk soluga kalmıs yorgun bır cocuktum , bıldıgım herseyden, herkesten uzaktaydım..yalnızlık ,yabancılık, haksızlık dunya kederlerı bır olup yuklenmıslerdı bır gece kalbıme .balkona cıktım, dorduncu kattaydım.soguk bır kıs gecesıydı .demırlerı tuttum caddeyı seyrettım aglayarak.

goreceksın ınsan nasıl acır kendıne boyle anlarda...yuzyırmıdokuz numaralı otobus gecıyordu ve bır kız kosedekı benzıncıden cıkmıs; elınde bıra sısesı aglıyordu ,uzundu sacları .kaldırıma oturdu elındekı bıra sısesını karsısındakı saat kulesıne fırlattı.saat onıkı’ye on vardı ve bellı kı ıkımızınde canı cok yanmaktaydı...

Annem geldı aklıma bır Pazar donusu elımı avucunun ıcınde kavrayısı ve bana dogumumu anlatısı.yanlızmıs sancıları geldıgınde ;cok korkmus ya basaramazsa dıye .balkona cıkmıs ınsanları seyretmıs baska kadınlarda cektı bu sancıyı dıyerek ve baska ınsanların acılarından guc alarak doguma gırmıs.dogdugumda yaptıgı ılk sey saate bakmak olmus.saat oglen onıkı’ye on varmıs.ıste boyle demıstım kendı kendıme;buraya kadarmıs .sonra cıleklı pastayı, caldıgım vısnelerı ,lımonlu dondurmayı ne cok sevdıgımı dusundum.saclarımı uzatacaktım para bırıktırıp yollara cıkacaktım ve bır daha hıc yırmıuc yasında olmayacaktım.buyuk kararlardan once mutlaka bır gece beklemelı eger sabah aynıysa hersey o zaman dusunmelı bıtırmeyı bır hıkayeyı..

ertesı gun guneslı bır sabahtı ;coktan dusmustu ruhumun ve kederımın atesı...

O gunden sonra neler oldu bır bılsen ...sana anlatacak o kadar cok seyım var kı .cok korkuyorum severmısın acaba benı ? ıyı bır anne olabılecekmıyım? Koruyabılecekmıyım senı ?kalbımde ve zıhnımde bırıktırdıklerımı eksıksız ıletebılecekmıyım sana ?

Takvımler bır sonbahar cocugu olacagını soyluyor.annende sonbaharda dogmus bır bebektı.bu mevsım huzunludur kızım ve cok sever gunesı.suanda mınıcık tekmelerınle ben burdayım dıyorsun .gelısıne az kaldı .

senı sevıncle beklerken odanı hazırlıyoruz hevesle.ama ne yazık kı odan kadar sessız ve ozenlı bır ulkeye gelmıyorsun .ısterdım kı benım gorduklerıme sen sahıt olma ama onlar sana bıle yetıstı.gelecegı zamanı kendı secen bırı olarak guclu ve bendende onde olacagını bılıyorum umarım sende seversın karıncaları, kedılerı ve kelebeklerı.ben babasını cok ozleyen bır cocuktum dılerım sen ayrı kalmazsın senı sevıncle bekleyen babandan....

Anneler ve babalar tanıyacaksın bızden baska .ogluna soz verdıgı bısıkletı alamadıgında notalarla oglunun adını yazan bıyıklı yorgun babaları ,ya da kendı gıyemedıgı mavı yırmıuc nısan elbısesını sabaha dek uyumadan kızına dıken annelerı ,sonra kendınden baskasını dusunmeyenlerı ,kendı ofkesınde bogulanları ve yalancıları tanıyacaksın.

ask’ı tanıyacaksın bır gun, kalbım kırılacak ve belkı kıracaksın bırılerını...ıyı bır tamırcı ol kızım ,cabuk onar kırdıgın kalplerı ve caresız kalma kendı kırık kalbıne .sen sımdı kendı oykunu yazmaya gelıyorsun.

Hayat ıkı secenek sunuyor : ya payına dusen kederı parlatacaksın ;ya da omrunle ıyı gecınmeye bakacaksın .ıkıncısını tercıh edersın umarım...

Bana ogretıldıgı gıbı kızım ;ogrendıgın cıcek adlarını unutma,kelebeklerı kıtap arasında kurutma, kın buyutme kalbınde ve ıncıtme kımseyı...

Dılerım dunyaya gelıs nedenını sen cabuk bulursun.yolun acık olsun....

Annen ..

Iclal Aydın
‘’lal (kızıma)’’

Beni Unutma

 

Beni Unutma

Bir gün gelirde unuturmuş insan

En sevdiği hatıraları bile

Bari sen her gece yorgun sesiyle

Saat on ikiyi vurduğu zaman

Beni unutma

Çünkü ben her gece o saatlerde

Seni yaşar ve seni düşünürüm

Hayal içinde perişan yürürüm

Sen de karanlığın sustuğu yerde

Beni unutma

 

O saatlerde serpilir gülüşün

Bir avuç su gibi içime, ey yar

Senin de başında o çılgın rüzgar

Deli esiverirse bir gün

Beni unutma

 

Ben ayağımda çarık, elimde asa

Senin için su yollara düşmüşüm

Senelerce sonra sana dönüşüm

Bir mahşer gününe de rastlasa

Beni unutma

 

Hala duruyorsa yeşil elbisen

On bir gün benim için giy

Saksıdaki pembe karanfilde çiğ

Ve bahçende yorgun bir kuş görürsen

Beni unutma

 

Büyük acılara tutuştuğum gün

Çok uzaklarda da olsan yine gel

Bu ölürcesine sevdiğine gel

Ne olur Tanrıya kavuştuğum gün

Beni unutma  

                      

                                                                                                   Ümit Yaşar Oğuzcan

yarın yok..

Öyle çabuk geçiyor ki günler
Hele sen de bir bak hayatına.
Daha dün doğmuşuz sanki
Yeni okula başlamışız
Yeni sevmişiz

Öyle çabuk geçiyor ki günler
Hele sen de bir bak hayatına
Yarın bitecek sanki her şey
Yarın ölecek gibiyiz.

Daha doymamışız yaşamasına
Günlerimiz dün bir, bugün iki
Sakın bir şey bırakma yarına
Yarın yok ki.

                                Özdemir Asaf

ne kadar da zormuş?

NE KADAR DA ZORMUŞ

 

Ne kadar da zormuş atmak kalbimden seni

Ne kadar da zormuş unutmak bütün geçmişi

Sanki bir geçmişimiz varmış gibi……

Ummak ve unutmak Ne kadar da zormuş

 

Bilmem biliyor musun ama ben her yerde seni görürken

Her yerde sesini duyduğumu sanıp arkamı dönerken

Her adını duyduğumda hala garip bir sevinçle gülerken

Ne kadar da zor fırlatıp atmak seni kalbimden

 

Oysa ne garip ki

Kalbimin en güzel köşesine yerleşmen bir saniyeden fazla sürmemişti……

Şimdi unutmaya çalışırken seni

Artık kalbimin bir parçası olduğunu bilmek Ne kadar da zormuş

 

Ne kadar da zormuş seninle birlikte öldürmek kısacık mutlu geçmişimi

Ne kadar da zormuş unutmak aklımdan bir türlü çıkmayan gülümseyişini

Ne kadar da zormuş sen tam yanımdayken özlemek her bir zerreni

Ne kadar da zormuş atabilmek kalbimden seni……

 

Ben sensiz geçen her güne lanet okurken

Günler geceler sen olmayınca geçmek bilmezken

Ben hala bir umut geçmişten bir yardım isterken

Aslında benim için hiçbir zaman olmadığını bilmek Ne kadar da zormuş

 

Seni mutluluğum seni ışığım seni nedenim görürken

Sen birden bire karanlık dünyama bir güneş gibi doğmuşken

Sen tam ben düşerken elini uzatmışken

Ne kadar da zormuş o karanlıklara gömülmek yeniden

 

Ne kadar da zormuş beni çıkardığın o kuyuya yeniden itmen

Ne kadar da zormuş aramak güneşi gecenin çöktüğünü bilmeden

Ne kadar da zormuş sevmek seni sen hep başkasıyla birlikteyken

Ne kadar da zormuş oyunun bittiğini bilmek sonsuza kadar sürmesini dilemişken

 

Biliyor musun bu pişmanlık duygusuyla kıvranmak ne kadar da zor!

Biliyor musun her gece yastığının yaşlarla ıslandığını kimseye belli etmemek ne kadar da zor!

Biliyor musun senin başkasına ait olduğunu bilmek ne kadar da zor!

Biliyor musun seni hala bu kadar çok severken seni unutmaya çalışmak çok zor!!!

 

Bunların hepsinin olmasına benim izin verdiğimi bilmek

Hayatımın en güzel dakikalarını yaşadığım o günü kafamdan silmek

İçim kan ağlarken başkalarını da üzmemek için gülmek

Ne kadar da zormuş seni sevmemem gerekirken seni sevmek

 

Ne kadar da zormuş aşkınla öyle mutluyken şimdi kahrolmak mahvolmak

Ne kadar da zormuş ben kendimi o büyük sona hazırlarken

O sonun şu an önüme serildiğini anlamak 

Ne kadar da zormuş sen hep yanımdayken sensiz olmak

 

Bilmiyorsun seni ne kadar çok sevdiğimi

Bilmiyorsun senin için neler feda ettiğimi

Bilmiyorsun senin için nelere katlanabileceğimi

Ve bilmiyorsun seni unutmanın seni sevmek kadar zor olabileceğini……

 

Ama ben biliyorum senin beni hiçbir zaman sevmediğini

Ama ben biliyorum senin için hiçbir şey ifade etmediğimi

Ama ben biliyorum bütün bunlara hiç değmediğini

Bunları bile bile seni hala sevmek ne kadar da zormuş

 

Keşke söyleseydim sana hemen gözlerimin senden başkasını görmediğini

Keşke izleseydim biraz daha henüz bu kadar canımı yakmazken gözlerini

Keşke bilseydim bu aşkın bu kadar çok acı verebileceğini

Ne kadar da zormuş bir zamanlar beni öyle mutlu ederken şimdi böyle çok ağlatman beni

 

Zaman geçiyor yelkovan ilerliyor

Ama açılan yaram kapanacağına daha da genişliyor

Hayat neden yine bu kadar anlamsız geliyor

Bütün bir hayatımı kırık bir dala bağladığımı bilmek ne kadar da zor

 

Uykusuz bir geceye daha “merhaba!”

Güneşsiz bir sabaha daha “merhaba!”

Sensiz bir güne daha “merhaba!”

Ne kadar da zormuş birden bire her şeye demek “elveda!”

 

Ama artık uykusuz son gecem bu!

Bir gün yine güneşin doğacağını bildiğim ilk gecem!

Sensiz de yaşamaya çalışmam gerektiğini anladığım bütün gecem!

Ne kadar da zormuş ağlamak gülmeyi bu kadar da çok hak ederken!

 

Bir gece düşer yıldızlar göz yaşlarım gibi

Bir gece kaybolur ay yüreğimdeki bu acı gibi

Bir sabah olur sımsıcak, yaşadığım ve yaşayacağım mutluluklar gibi

Ne kadar da zormuş bu kadar kolayken çok zor sanmak her şeyi!!!!!!


 мєℓιѕѕα’nın yerine.. bekleriz gєℓ gєℓ =)

alıntı değildir

 
 

Kapı çalar..

 

KAPI ÇALAR
Sabahın erken saatlerinde. Açarsınız. Sütçünüzdür gelen.
Sütçünün litreliğinden kabınıza dökülen beyazlıkta sabahın güzelliğine kavuşursunuz.
Gözünüzde pırıl pırıl bir sabah kahvaltısı canlanır.
İçinizden "Bugün kahvaltıyı bahçede yapalım" diye geçirirsiniz.
Kapı çalar...
Gelen postacıdır. Kucağında büyükçe bir paket.
Uzattığı kağıda imza atarsınız.
Daha önceden ısmarladığınız kitaplara kavuşmanın sevincini yaşarsınız.
Zaten tatilde olduğunuzdan bu kitaplara çok ihtiyacınız vardır.
"Artık canım sıkılmayacak " deyip keyiflenirsiniz.
En çok merak ettiğinizi alıp şezlonga uzanırsınız.

Kapı çalar...
Kapıya koşarsınız. Yıllardır görmediğiniz bir dost gelmiştir.
Sevinirsiniz. Sohbetleriniz saatler boyu hatta bütün gün sürer.
Yaşamak ne güzel" dersiniz içinizden. Hele böyle dostlar varken.

Kapı çalar...
Dürbünden bakarsınız. Kimseyi göremezsiniz.
Dönüp yeniden koltuğa gömülürsünüz.
Bir daha çalar. Bakarsınız, yine kimse yok.
Tam o sırada bir daha çalınca kapıyı açarsınız.
Komşunuzun oğlu, elindeki sopayla zile uzanmakta.
Meğer tuzları bitmiş. İçeriden tuz getirirken kendi kendinize söylenirsiniz.
"Elbette göremem. Keratanın boyu bir metre." Bu küçük hadise neşelendiriverir ortalığı.


Kapı çalar...
Düşüp bayılacak kadar şaşırırsınız. Askerdeki oğlunuz haber vermeden izne
çıkmıştır. "Oğlum benim" diye hasretle kucaklarken göz yaşlarınızı
zaptedemezsiniz. Mutluluğunuz oğlunuzun izni kadar uzar...
Kapının her çalışında sanki mutluluğa koşmaktasınız. Huzur tüter
gözlerinizden. Her sessizlikte kulaklarınız zil sesi arar...

Ve kapı çalmaz...
O gün en büyük misafiriniz gelir. Adeta kapıyı kırmıştır. Alıp gider sizi,
şaşırırsınız. "Niye haber vermedi?" diye içinizden geçirirken;
"Doğduğundan beri zile basmaktayım" der. Bir şeyler söylemek istersiniz o an.
Ama o andan sonra diliniz dönmez. Ölüm sessiz sedasız gelivermiştir...

bu gece..

 

bir türlü bitmek bilmeyen uykusuz gecelerin kurbanlarına.....

 

BU GECE UYUYAMAZSIN SEN!

 

"Bu gece uyuyamazsın sen!
Çetin bir sızı sarar odanı,
sen şimdi ağlarsın da...
Umutsuzca akıtırsın göz yaşlarını.

Radyonu açmış şiirler dinliyorsun,
elinde kalem... Kadere sitem ederek
yalnızlığına dizeler arıyorsun
şarkımızı söyleyerek...

Bu gece üşüyeceksin biraz
anılar gelip seni vuracak, üzüleceksin.
Isınmak için güneşi bekle
bazı geceler soğuk eserim ben, bilirsin.

Gece sana emanet...
Bu şehri bir kez daha terk ediyorum,
gelemediğin bir yer vardı hani
İşte oraya. Yine gurbete düştü yolum...

Ve bu gece seni uyku tutmaz
Biliyorum.... "